Mor ve Ötesi Biyografi

Biyografi Yorum Yok »

Mor ve Ötesi 1995 yılının Ocak ayında Kerem Kabadayı, Harun Tekin, Derin Esmer ve Alper Tekin tarafindan kuruldu. Kendi bestelerinden oluşan ilk albümünü aynı yılın Ağustos ayında Stüdyo Spectrum’da kaydeden grup, 1996′nın Ocak ayında çalışmaya son halini verdi ve “Şehir”, 1996′nın Haziran ayında piyasaya çıktı. Grubun ilk video klibi “Yalnız Şarkı”, farklı tarzıyla büyük ilgi çekti.

1997 yılı grup adına önemli gelişmelere sahne oldu. İstanbul dışındaki ilk konserini ODTÜ’de veren mor ve ötesi’nde ilk eleman değişikliği de bu yıl gerçekleşti ve Burak Güven, Alper Tekin’in yerine gruba dahil oldu. Şubat 1998′den itibaren Captain Hook’ta ilk düzenli bar programını yapan mor ve ötesi, bir yandan da yeni albümünü hazırlıyordu. Ada Müzik Stüdyosu’nda Volkan Gürkan’la beraber kaydedilen “Bırak Zaman Aksın”ın ardından Derin Esmer gruptan ayrılırken Kerem Özyeğen gruba katıldı. Albüm 1999 Mart ayında Ada Müzik tarafından yayınlandı.1999 yılının Ağustos ayına gelindiğinde grup bir Bülent Ortaçgil bestesi olan “Sen Varsın” üzerinde çalışıyordu. Tam o günlerde benzersiz bir felaketle karşılaştı Türkiye. 17 Ağustos’tan sonra, herkes gibi, grup da bir süre kendine gelemedi. Devamını Oku. »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Mircan Kaya

Biyografi Yorum Yok »

Batum göçmeni Megrel bir ailenin kızı olarak Karadeniz’in bir dağ köyünde başlayan yaşamı aslında onun yanık müziğinin asıl kaynağıdır. İlk çocukluk yılları egzotik bir coğrafyada geçmiş, müzikle ilişkisi doğanın sesleri ile kuşatılmış olduğu bu yıllarda başlamıştır. Dinleme aşaması diye tanımladığı bu dönemde dilsiz denebilecek kadar sessiz kalmayı tercih edip her türlü sese (insan sesi, nehir ve derelerin sesi, rüzgarın, yaprak hışırtılarının sesi, ateş böceklerinin, ağustos böceklerinin, ineklerin sesi, atların, odun ateşinin sesi, sallanan bir beşiğin, ağlayan bir bebeğin sesi, toprak küpte tereyağı ve ayran çıkarmak için ritmik olarak dövülen sütten çıkan ses, derin karanlığın ve sessizliğin sesi, duaların, ezan ve sala sesi, ağlayan, ağıt yakan kadınların sesi, uzak dağlarda türkü söyleyerek iş yapan megrel kadınların sesi……) yoğun dikkatle kulak verdiği yıllardır.

Şarkı söylemeye bebek denebilecek kadar küçükken başlamış ancak çocuk şarkıları değil yetişkinler için yapılan müziği seslendirmeyi tercih etmiştir. İlkokul yıllarında, ailece davetli olarak gittikleri düğünlerde sahneye çıkıp, orkestra ile şarkı söylemek olağan bir etkinliğe dönüşmüştür onun için. Yaşının çok küçük olması nedeniyle Türk Sanat Müziği parçalarını yetişkin edasıyla söylemesi dinleyenleri şaşkınlıkla gülümsetir. Yollara, keşiflere, öğrenmeye olan tutkusu ilk çocukluk yıllarından beri yaşamına yön vermiştir.
Üstün yetenekli olarak tanımlandığı tüm okul yaşamı boyunca bilim, sanat, spor ve yaşama dair ne varsa ayrım yapmaksızın yaşamına katmaya adamıştır kendini.
Yaşadıkları mahallede bulunan ve her gün önünden geçtiği müzik mağazasının vitrininde görüp de göz koyduğu ilk gitarını edinip sonra da müzik öğretmeni olan mağaza sahibine gidip ders almak istediğini söylediğinde on iki yaşındadır ve ilk tıngırdattığı ezgi: Uzun İnce Bir Yoldayım. Devamını Oku. »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Şarkı Sozleri | Sitemap
domain