Arama Sonuçları
MTV Türkiye Avrupa Müzik Ödülleri adayları açıklandı!
1994 yılından bu yana düzenlenen MTV Avrupa Müzik Ödülleri Töreni, bu yıl da izleyici oyları ile sahiplerini bulacak. Her yıl Avrupa’nın bir başka büyük şehrinde düzenlenen bu dev organizasyonda MTV Türkiye, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye’yi ve Türk müzik piyasasını temsil edecek…
MTV Türkiye’den yapılan açıklama:
“Tüm Dünyada ilgiyle izlenen ve sabırsızlıkla beklenen MTV Avrupa Müzik ödüllerine, MTV Türkiye olarak 5 başarılı sanatçımızla “Bizde burdayız” diyoruz. Çıktığımız bu yolda, müziğimizin hafızalara kazınması ve hakettiği yerde olması için Türk halkının bütünlüğünü hedefledik. Ülkemizde Eurovision Şarkı Yarışması’nın manevi bir değeri vardır ancak diğer yandan da müzik piyasasının kalbi her sene Avrupa Müzik Ödüllerinde atar. Ve biz MTV Türkiye olarak Avrupa Müzik ödüllerinin önemini ve sanatçımızın adını dünyaya duyuracağı en özel gecelerden birisi olan bu 6 Kasım gecesi için geri sayımı başlattık…
Geçtiğimiz yıllarda Madonna, Britney Spears ve Amy WineHouse gibi dünyaca ünlü sanatçıların, gerek performans gerekse sunumları ile katıldığı MTV Avrupa Müzik Ödülleri Töreni, 6 kasım’da, efsane grup Beatles’ın doğduğu şehir olan ve bu yıl 2008 Kültür Başkenti seçilen Liverpool’da gerçekleştirilecek.
Geçtiğimiz yıl Ceza’nın kazandığı “En İyi Türk Sanatçı” ödülünün sahibi, bu yıl da Türk halkının oylarıyla belirlenecek. Türkiye’yi Avrupa’da temsil edecek 5 farklı isim belirlendi. Bunlar; Hande Yener, Sagopa Kajmer, Hayko Cepkin, Emre Aydın ve Hadise…
Devamını Oku. »
Mircan Kaya
Batum göçmeni Megrel bir ailenin kızı olarak Karadeniz’in bir dağ köyünde başlayan yaşamı aslında onun yanık müziğinin asıl kaynağıdır. İlk çocukluk yılları egzotik bir coğrafyada geçmiş, müzikle ilişkisi doğanın sesleri ile kuşatılmış olduğu bu yıllarda başlamıştır. Dinleme aşaması diye tanımladığı bu dönemde dilsiz denebilecek kadar sessiz kalmayı tercih edip her türlü sese (insan sesi, nehir ve derelerin sesi, rüzgarın, yaprak hışırtılarının sesi, ateş böceklerinin, ağustos böceklerinin, ineklerin sesi, atların, odun ateşinin sesi, sallanan bir beşiğin, ağlayan bir bebeğin sesi, toprak küpte tereyağı ve ayran çıkarmak için ritmik olarak dövülen sütten çıkan ses, derin karanlığın ve sessizliğin sesi, duaların, ezan ve sala sesi, ağlayan, ağıt yakan kadınların sesi, uzak dağlarda türkü söyleyerek iş yapan megrel kadınların sesi……) yoğun dikkatle kulak verdiği yıllardır.
Şarkı söylemeye bebek denebilecek kadar küçükken başlamış ancak çocuk şarkıları değil yetişkinler için yapılan müziği seslendirmeyi tercih etmiştir. İlkokul yıllarında, ailece davetli olarak gittikleri düğünlerde sahneye çıkıp, orkestra ile şarkı söylemek olağan bir etkinliğe dönüşmüştür onun için. Yaşının çok küçük olması nedeniyle Türk Sanat Müziği parçalarını yetişkin edasıyla söylemesi dinleyenleri şaşkınlıkla gülümsetir. Yollara, keşiflere, öğrenmeye olan tutkusu ilk çocukluk yıllarından beri yaşamına yön vermiştir.
Üstün yetenekli olarak tanımlandığı tüm okul yaşamı boyunca bilim, sanat, spor ve yaşama dair ne varsa ayrım yapmaksızın yaşamına katmaya adamıştır kendini.
Yaşadıkları mahallede bulunan ve her gün önünden geçtiği müzik mağazasının vitrininde görüp de göz koyduğu ilk gitarını edinip sonra da müzik öğretmeni olan mağaza sahibine gidip ders almak istediğini söylediğinde on iki yaşındadır ve ilk tıngırdattığı ezgi: Uzun İnce Bir Yoldayım. Devamını Oku. »
