Arama Sonuçları
Yaşar’dan yeni albüm: “DEM”
“Divane”, “Esirinim” ve “Masal” albümlerinden Yaşar’a ait 12 parçadan oluşan, “DEM” adlı albüm bayramda müzik marketlerdeki yerini alacak. Akustik Best Of olarak hazırlanan “DEM” adlı albümde ud, cümbüş, buzuki, flüt, kemençe, duduk gibi ensrtümanlar kullanıldı. “Kör Bıçak”ta da Hüsnü Şenlendirici klarnetiyle Yaşar’a eşlik etti.
Prodüktörlüğünü Rıza Erekli’nin, müzik direktörlüğünü Tansel Doğanay’ın yaptığı albüm, Seyhan Müzik etiketiyle Ramazan Bayramı’nda müzik raflarında yerini alıyor.
Şarkı Listesi :
Divane
Söz & Müzik: Yaşar Günaçgün
O’nun Vedası
Söz & Müzik: Yaşar Günaçgün
Cezayir menekşesi
Söz & Müzik: Yaşar Günaçgün
Birtanem
Söz & Müzik: Yaşar Günaçgün
Gel Benimle
Söz & Müzik: Yaşar Günaçgün
Kör Bıçak
Söz: Yaşar Günaçgün Müzik: Yaşar Günaçgün, Alper Arundar
Kuşlar
Söz & Müzik: Yaşar Günaçgün
Sebepsiz Fırtına
Söz & Müzik: Yaşar Günaçgün
Esirinim
Söz & Müzik: Yaşar Günaçgün
Masal
Söz & Müzik: Yaşar Günaçgün
Acıtmıyor Sevdan
Söz & Müzik: Yaşar Günaçgün
Aldanırım
Söz & Müzik: Yaşar Günaçgün
Mircan Kaya
Batum göçmeni Megrel bir ailenin kızı olarak Karadeniz’in bir dağ köyünde başlayan yaşamı aslında onun yanık müziğinin asıl kaynağıdır. İlk çocukluk yılları egzotik bir coğrafyada geçmiş, müzikle ilişkisi doğanın sesleri ile kuşatılmış olduğu bu yıllarda başlamıştır. Dinleme aşaması diye tanımladığı bu dönemde dilsiz denebilecek kadar sessiz kalmayı tercih edip her türlü sese (insan sesi, nehir ve derelerin sesi, rüzgarın, yaprak hışırtılarının sesi, ateş böceklerinin, ağustos böceklerinin, ineklerin sesi, atların, odun ateşinin sesi, sallanan bir beşiğin, ağlayan bir bebeğin sesi, toprak küpte tereyağı ve ayran çıkarmak için ritmik olarak dövülen sütten çıkan ses, derin karanlığın ve sessizliğin sesi, duaların, ezan ve sala sesi, ağlayan, ağıt yakan kadınların sesi, uzak dağlarda türkü söyleyerek iş yapan megrel kadınların sesi……) yoğun dikkatle kulak verdiği yıllardır.
Şarkı söylemeye bebek denebilecek kadar küçükken başlamış ancak çocuk şarkıları değil yetişkinler için yapılan müziği seslendirmeyi tercih etmiştir. İlkokul yıllarında, ailece davetli olarak gittikleri düğünlerde sahneye çıkıp, orkestra ile şarkı söylemek olağan bir etkinliğe dönüşmüştür onun için. Yaşının çok küçük olması nedeniyle Türk Sanat Müziği parçalarını yetişkin edasıyla söylemesi dinleyenleri şaşkınlıkla gülümsetir. Yollara, keşiflere, öğrenmeye olan tutkusu ilk çocukluk yıllarından beri yaşamına yön vermiştir.
Üstün yetenekli olarak tanımlandığı tüm okul yaşamı boyunca bilim, sanat, spor ve yaşama dair ne varsa ayrım yapmaksızın yaşamına katmaya adamıştır kendini.
Yaşadıkları mahallede bulunan ve her gün önünden geçtiği müzik mağazasının vitrininde görüp de göz koyduğu ilk gitarını edinip sonra da müzik öğretmeni olan mağaza sahibine gidip ders almak istediğini söylediğinde on iki yaşındadır ve ilk tıngırdattığı ezgi: Uzun İnce Bir Yoldayım. Devamını Oku. »
