Arama Sonuçları
Murat Evgin : Röportaj
“Bambaşka Bir Şehir” isimli yeni albümüyle dinleyicisiyle buluşan Murat Evgin Hayat Müzik’e konuk oldu. Ahmet Erten’le keyifli bir söyleşiye imza atan genç şarkıcı samimi açıklamalar yaptı…
“Bambaşka Bir Şehir” adlı yeni albümünüz Mayıs ayının sonlarında müzik marketlerdeki yerini aldı.. Albümün ilk klibi ve lanse edilen ilk şarkısı da “İstiklal” oldu.. Öncelikle bize biraz albümün içeriğinden anlattıklarından bahseder misiniz? “Bambaşka Bir Şehir” albümü 10 şarkı ve 1 remiksten oluşuyor. Albüme ismini veren şarkı “Bambaşka Bir Şehir” üç yıldır dizi müziklerini yaptığım “Arka Sokaklar” dizisiyle ünlenen bir bestem. Aslında yaz başında hem “İstiklal’de” hem de “Bambaşka bir Şehir”e klip çekmiştik ancak İstiklal’de şarkısının yaza daha uygun olduğunu düşündük ve kanallara ilk olarak onu verdik. Şarkı İstiklal Caddesinin tanıklık ettiği bir aşkı anlatıyor. “İstiklal’de” ile ilgili birçok hayranımızdan aynı tarz mesajlar aldık “Tam da benim hissettiklerimi yazmışsın ! ” gibi mesajlardı bunlar. Hatta biri şarkıyı dinleyince kendi kendine “Bu adam benim hayatımı, düşüncelerimi nerden biliyor?” demiş, belki besteciliğin yanında medyumluğa başlarım
Meğerse herkesin İstiklal’de yaşadığı bir aşk hikayesi varmış.
Bugüne kadar kendi bestelerinize yer verirken yeni albümünüzde internet sitenizden gelen bir mesajla başlayan bir irtibat sonucu Yusuf Cengiz adlı bir müzisyen dinleyicinizin bestesine yer verdiniz albümünüzde.. Çok etkilemiş olmalı söz konusu 2 beste? Evet stüdyoda “Arka Sokaklar” için çalıştığım bir gün muratevgin.com’a gelen mesajları okuyorduk ve Bartın’dan Yusuf Cengiz’e ait bir mail ve bir link gelmiş. Linke gittik şarkıyı indirdik ( Korsana ve mp3′e karşıyız
Ve şarkılar çok hoşumuza gitti. “Yanarım” ve “Gidiyorum” isimli iki şarkıyı albüme aldık daha sonra Yusuf’la telefonda konuştuk, hala yüzyüze gelemedik. Geçenlerde evlendi beni düğününe çağırdı. Bu arada düğün demişken beni çok mutlu eden bir şey var ; Murat Evgin severler evlendiklerinde ilk danslarını benim şarkımla yapıyorlar. Bu şarkı genelde “Dün Bugün Yarın” oluyor. Bu gibi haberler beni çok mutlu ediyor , demek ki kalbimizden geçen şarkılar başka insanların kalplerinde ve hayatlarında yer buluyor diye seviniyorum.
Bizim bildiğimiz en güzel hikayeli şarkı ise Sezen Aksu’ya ithafen yazdığınız “Seni Uzaktan Sevmeme İzin Ver”.. Büyük bir aşk olmalı ki şarkılar yaptırmış size : ) ? Sezen Aksu benim çocukluk aşkımdı. Ama şöyle böyle değil. Sırılsıklam aşıktım. O da bunu bilirdi. Beni 3 yaşımdayken dudaklarımdan öpmüş, öpüş o öpüş… O’nu her gördüğümde kalbim hızla çarpar, ellerim terlerdi. Bizimkiler de Sezen’e “Çocuğu üç yaşında bir öptün hala kendine gelemedi” diye takılırlardı. 19-20 yaşımdayken Çırağan Sarayında bir gecede aynı masada yemek yiyorduk. Goran Bregoviç sahnedeydi. Yine işte bu platonik aşk esprileri yapılıyor. O gece Sezen o kadar güzeldi ki ben gece eve döndüğümde O’nun için “Seni Uzaktan Sevmeme İzin Ver” şarkısını yazdım. Çocukluk işte yazacaksın da ne olacak değil mi?
Müzisyen bir babanın çocuğusunuz.. Müziğin içinde büyüdünüz..N edir bu durumun avantajları.. Ve ya varsa dezavantajları? Bu konuda Sunay Akın’ın bir sözü var “Sen, Erol Evgin’in oğlu olarak yarışa rakiplerinden 100 metre geriden başladın” diyor. Gerçekten de bu 10 yıl içinde imkansız denilen birşeyi başardık. Üstelik sadece şarkılarımızla, müziklerimizle magazini ve abuk subuk kolay ünlü olma yollarını kullanmadan ve müzik kanallarının şişirdiği isimlerden olmadan bunu başardık. Müzikte efsane bir ismin oğlu olup kendi başına bir isim olabilen fazla yoktur. Benim takip edebildiğim kadarıyla Türkiye’de Timur Selçuk, yurtdışında da Enrique Igleisas var. Müzisyen bir babanın oğlu olmanın, birşeyler öğrenmek ve feyz almak adına avantajları oldu dezavantajları da vardı tabii : ) İlk yıllarda babama verdiğim besteler ve sonrasında “Beni Ellere Verdin” albümümle iyi bir çıkış yapmama rağmen,yaşıtım gazete yazarlarından kıskançlık ve değer vermeme gibi duygularını gördüm. Bir yandan Hıncal Uluç, Nazlı Ilıcak, Can Ataklı gibi önemli yazarlar benden övgüyle bahsederken daha genç yazarlar benimle ilgili abuk subuk yazılar yazıyorlardı. Şimdi de 10 sene önce yoluma taş koyanlar beni görmezden görenler benim için “Çok iyi besteci” diyorlar, madem iyiydik, O zaman ben 20 yaşındayken neden hakkımı vermediniz? Sanırım bizim ülkemizde önce süründürüp sonra değer verme gibi bir hata var. Gerçi Amerika’da da Aerosmith grubu ilk çıktığında da müzik dergileri “Rolling Stones grubunun kötü bir kopyası” demişler. Oysa şimdi “Aerosmith” dünyanın en önemli rock gruplarından biri.
Yaptığınız albümler dışında dizi müzikleriyle de dikkat çekiyorsunuz.. Sahra, Arka Sokaklar, Acemi Cadı gibi dizilerin müziklerine imza attınız.. Özellikle son dönemde dizi müzikleri ön plana çıktı.. Önümüzdeki dönemde de duyacağımız dizi müzikleriniz var mı? Dizi müziklerine 2004 yılında Sahra dizisiyle başladım. Fas ve İstanbul’da çekilen Arzum Onan, Serhat Tutumluer, Neslihan Yeldan’ın oynadığı güzel bir diziydi. Dizilerde özellikle kendi tarzımı unutup dizi ne tarz müziği gerektiriyorsa o müziği yapmaya çalışıyorum. Örneğin Arka Sokaklar’ın yönetmeni Orhan Oğuz’un AURA filminin müziklerinde tamamıyle halk müziği enstrümanlarıyla besteler yapmıştım (muratevgin.com’dan dinlenebilir) Bu sezon sadece Arka Sokaklar’ın müziklerine devam ediyorum. Yaptığım işleri eliğmden geldiğince dünya standartlarında yapmak istediğim için aynı anda 3-4 dizi müziği yapmıyorum. Müziğini yapacağım dizileri özenle seçiyorum. Uzun soluklu olması, hangi kanalda yayınlanacağı benim için önemli. Dizi müziğinde herşeyin Canlı enstrümanlarla çalınması en büyük takıntım. Son dönemde daha ucuz olur diye org başında yapılan dizi müzikleri tekrardan ortaya çıkmaya başladı. Bir de tipik Türkiye şartları : bazı yapımcılar, kanal müdürleri dizi müziklerini arkadaşlarına, eşine dostuna veriyorlar. Ben bu tarz işlere “Eş Dost A.Ş” diyorum
“Eş Dost Müzik” gururla sunar
Dizi müziği iyi besteci olamayan birinin yapabileceği bir iş değil. Devamını Oku. »
Keremcem Röportajı

Müziğe başlangıcın bildiğimiz kadarıyla piyano dersleriyle başladı?
Evet. Ama o tam bir başlangıç değildi. Ondan sonra bayağı koptu çünkü o 6 ay sürmüştü. şimdi artık piyano çalmıyorum bu arada söyleyeyim.
O yıllarda sıkıldın mı bu derslerden?
Piyano çalmaktan zevk alıyordum ama şirinler ile çakışıyordu. Bu nedenle biraz sıkılıyordum.
Peki müzik nasıl gelişti? Okulda koroya katıldın mı?
Yoo, piyano dersleri aldım, müzik derslerinde blok flüt çalardım. Onlarda iyiydim. Ama hiç de elime mikrofon yerine bişey alıp şarkı söylemedim. Yavaş yavaş gelişti. Bazen kopukluklar oldu ama hep dinleyici olarak kaldım.
Peki ilk ezberlediğin şarkı aklında mı?
Eric Clapton Wonderful Tonight
İlham kaynağın var mıydı?
Gitar çalmaya başlamam rock dinlememle başladı ve o zamanlar Bon Jovi, Queen -Freddy Mercury hayranıyımdır-, Eric Clapton bunlar beni etkilemiştir. O zamanlar cover yapıp onların şarkılarını söylüyordum ve kliplerini izleyip biraz da özendiğim oluyordu.
Bu zamanlarda en çok kimleri dinliyorsun?
Daha çok yabancı müzik dinliyorum. Alanis Morisette hayranıyımdır, Radiohead, Coldplay.. Türkçe albümleri de takip ediyorum, ne yapıldığına bakmak açısından, ve güzel şeyler olduğuna da inanıyorum.
Türkçe’de belli bir ritim var ve melodiler değişip devamlı aynı tür şarkılar çıkıyor. Senin albümde standart diyebileceğimiz ritimleri duyamadık?
Aslında bi dönem biraz daha fazlaydı şimdi insanlar ondan sıkılmış durumda ve benim albümümün de doğru zamanda çıktığına inanıyorum.
Uluslararası ilişkiler okudun ve bitirdin. Okurken ben bu işi yapmayacağım diyerek mi okudun?
Evet ama 100% emin olamıyorsun. Bir albüm yapma fikri üniversite yıllarında yavaş yavaş oluşmaya başlamıştı. Bitmek üzereyken de kemikleşmiş bir fikir vardı, yaptığım şarkıları albümleştirmek için.
Araştırmalarımıza göre müzikten ilk kazancın, Güllükte Mitos Barda olmuş. Nasıldı?
Kuzenim ve arkadaşım Tolga Öner ile 3 kişi mikrofonsuz şarkı söylüyorduk. ılk zamanlar pek ümitli değildik ama çaldığımız günlerde içerisi dolmaya başlayınca büyük bir heyecan olmuştu. Yaklaşık 2 ay kadar sürdü.
Yonca Evcimik ile tanışman nasıl oldu?
Ablalarımız sayesinde oldu. Ablalarımız Bodrumda tanışmış, arkadaş olmuşlar. Ve benim albüm yapma fikrim kemikleştiği sıralarda ablam söylüyor böyle böyle bir fikri var kardeşimin diye.. Dinliyorlar ve Yonca Evcimik, ıstanbula gelirsen beni ara ve yardımcı olayım dedi. Ve geldiğimde doğru kişileri bulmamı sağladı.
Yaklaşık 3 yıldır ıstanbuldasın. Bavulunu toplayıp geri dönmene ne kadar vardı?
O kadar kötü durumda değildim ama daha vakit vardı. Ama kendime güvenim zirveye ulaşmıştı ıstanbula geldiğimde. Ama biraz daha vardı.
Albümde canlı kayıt yapıldı-bu büyük bir cesaret, bilgisayar bile çok az var. Bu ilk albüm için cesaret isteyen bir durum değil mi?
Evet, bu rock grupların bile pek cesaret edemediği bir kayıttı. Bu tamamen Aykut Gürelin fikriydi. Ben bunu teklif edebilecek durumda değildim. Ve ben daha önce hiç Hücum Kayıtla kaydedilmiş bir pop albümü duymamıştım. Ama müzisyenleri iyi seçerseniz ve şarkıların çalımında onları kendi enstrümanlarında özgür bırakırsanız olabileceğini anladım.
Albümde toplu vokal yok. Neden gerek duymadın?
Evet, toplu vokal yok. Pop albümlerde son zamanlarda aynı tarz vokaller var ve matematikleşmiş durumda. Bence şarkı vokal istemiyorsa gerek yok. Zaten albümde öne çıkarmak istediğimiz şarkısını Söyleyen Adam olduğu için toplu vokal kullanmak istemedik. Vokal gereken yerlerde benimle birlikte bir kız şarkı söylüyor gibi izlenim vermek bizim derdimizi daha iyi anlatacaktı ve Müge Zümrütbel bu konuda bize yardımcı oldu.
Albümde kendi enstrümanlarında ustalaşmış Ferda Anıl Yarkın, Taşkın Sabah, Murat Yeter gibi isimlerle çalıştın. Bu kadar başarılı müzisyenlerle çalışmayı hayal ediyor muydun?
Hep istediğim bir şeydi, tabii ki. ıyi müzisyenlerle çalışmak sizin şarkılarınıza büyük katkıda bulunuyor. Ama bu Aykut Gürelin müzisyen kişiliğinden kaynaklanıyor, onun arkadaş çevresi, hangi enstrümanın hangi şarkıda kimin tarafından çalınması gerektiğini bilmesi çok yardımcı oldu.
İlk zamanlar albümünü bulmak zor oluyordu ama internette mp3lerin hızla yayılmış durumda?
Evet maalesef biliyorum. ınsanların download etmesi beni mutlu ediyor ama hoş bir şey de değil. Albüm satın alsalar beni daha da mutlu ederler.
ınsanların albüm alması için radyolara vermedik şarkıyı. Çünkü insanlar çok kolay ulaşabilirlerse şarkılara albüm almıyorlar. Ve bu çok eleştiriliyor, ama böyle davranmak istedik. Galiba Internet yüzünden biraz sekteye uğradık:)
2. klip projen var mı?
Evet var. Yakında olacak ve büyük ihtimalle de Eylül olacak.
İnternetle aran nasıl?
Utanarak söylüyorum ama pek iyi değil. Ama onunla barışmaya çalışıyorum.
Boş zamanlarda ne yaparsın?
Genelde evde olmaktan mutlu olurum. Yalnız olmak biraz mutlu ediyor beni, çünkü gitar çalıp şarkı yapıyorum. Spor yapıyorum. Haftanın 3-4 günü gitmeye çalışıyorum. Kitap okuyorum. Vizyondaki filmlere giderim.
En son izlediğin film/en son okuduğun kitap?
En son dün Heroya gittim 5. kez:) Çok güzel bir filmdi.
Bi de okuması kolay olduğu için Melekler ve şeytanları okudum biraz da DaVinci şifresinden sonra hayal kırıklığı oldu.
