Arama Sonuçları

Yüksek Sadakat

yüksek sadakatŞarkı yazarı ve bas gitarist Kutlu Özmakinacı tarafından 1997 yılında Filinta adıyla temelleri atılan Yüksek Sadakat grubu, kendi adını taşıyan ilk albümlerini Ocak 2006′da DMC etiketiyle piyasaya çıkardı.

Grup Üyeleri:

Kenan Vural (Vokal): 1968 İstanbul doğumlu olan Kenan Vural, lise yıllarında müzikle aktif bir şekilde ilgilenmeye başladı. 1989 yılında bir bestesi, Adalar Müzik Festivali’nin rock kategorisinde en iyi söz müzik dalında birincilik ödülünü aldı. Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri’ni bitirdikten sonra, San Diego’da finans üzerine MBA Master’ını tamamladı. Üniversite yıllarından sonra tek tutkusu olan müzikle daha fazla ilgilenmek için Türkiye’ye dönüş yapan Vural, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda Opera - Şan Bölümü’ne girdi. Konservatuarda okumaya başladığı yıllarda reklam filmleri için müzikler bestelemeye başladı ve 1995 yılında MFÖ grubunun vokalisti oldu.

1996 yılında Tuborg Rock Müzik Yarışması’nda en iyi söz ve müzik dalında Türkiye birincisi seçildi. 1998 yılında Ari Borakas ile Serüven isimli grubu kurdu ve aynı adı taşıyan albümü EMI tarafından yayınlandı. Fuat Güner, Akın Eldes, Yavuz Çetin, Taner Öngür, Ayşe Tütüncü, Serdar Ateşer, Cengiz Teoman ve Serhat Ersöz’ün de enstürümanlarıyla eşlik ettikleri, toplam 12 parça bulunan albümün 6 parçasının söz ve müzikleri yazdı. Albümde bulunan Aşka Çağrı isimli parça Türkiye’de birçok radyo,
TV ve dergide 1 numaraya kadar yükseldi.

Kariyeri boyunca MFÖ, Bulutsuzluk Özlemi, Yavuz Çetin, Mehmet Güreli, Ajda Pekkan, Mustafa Sandal
ve Zeynep Casalini gibi pek çok sanatçıya sahne ve stüdyo çalışmalarında, vokali ve gitarı ile eşlik eden Kenan Vural, 2006 yılında kendi söz ve bestelerinden oluşan “Ayıp Şeyler, Kayıp Şeyler” albümünün kaydını tamamladı.

Kenan Vural, 2007 yılının Ekim ayından beri Yüksek Sadakat ile beraber müzik çalışmalarını sürdürüyor.

Serkan Özgen (Gitar): 1972 yılında Ankara’da doğdu. İlkokul yıllarında aldığı klasik gitar eğitimiyle müziğe ilk adımını attı. Kıbrıs’ta okuduğu üniversite yıllarında müzik kulübünü kurup başkanlığını yaptı ve birçok amatör müzisyene kendilerini geliştirme fırsatı tanıdı. Yapmış olduğu organizasyonlarla sayısız konserler düzenledi ve müzisyen olarak iştirak etti.

Aynı yıllarda Kıbrıs’ta Feedback adlı gurubuyla birçok bar ve gece kulübünde çaldı. 1993 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Turizm Otelcilik ve 1996 yılında İşletme Bölümlerinden mezun olup İstanbul’a döndü ve aynı sene Egoist gurubuna katıldı. İlk albümlerini çıkarttıktan sonra başta Rockhouse, Kemancı, Hayal Kahvesi olmak üzere birçok bar ve kulüpte çaldı ve Bulutsuzluk Özlemi ile birlikte yaz turnesine çıktı. Turne dönüşü Barbi’yle Ceremony adlı grubu kurdu ve birçok mekanda sahne aldı. Aynı dönemde Ömer Özgür ile birlikte Jingle-Jungle Müzik Yapım Şirketi’nde çalışmaya başladı. 1998 yılında Af grubuna katıldı, aynı senenin yazında Cem Özer’in Bodrum çekimleri için ORGİ ismini verdikleri orkestrayı kurdu. Dağılan Af grubu sonrası 1998 yılı yaz aylarında beraber çalıştığı müzisyenlerle Cornflakes’i kurdu. 1999′un sonunda askerliğini tamamlayıp Cornflakes ile çalışırken Soda Pop ve A1 gruplarıyla da beraber çalıştı. Son olarak Türkay’la Repertuar Köpekleri’ni kurdu ve 2 seneyi aşkın süre beraber sahne aldı.

2003 senesinde gelen teklif üzerine Yüksek Sadakat’e katıldı. 2005 Mayıs ayında stüdyoya girdi. Albümdeki akustik ve elektro gitarlari çaldı ve geri vokalleri yaptı. 2006 senesinin ocak ayında aynı isimli albümleri DMC tarafından piyasaya çıktı. Müzik çalışmalarının yanı sıra Kemerköy H.E.V. Okulları’nda, Yüzyıl Işıl Okulları’nda, La Fontaine Anaokulu’nda müzik öğretmenliği yapıyor ve özel gitar dersleri veriyor.

Kutlu Özmakinacı (Bas Gitar): 23.05.1966 yılında İzmir’de doğdu. İzmir Bornova Anadolu Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Müziğe 1985 yılında, üniversitede gitar çalarak başladı. Şarkı yazmaya başlaması da aynı döneme rastlar. 1986-88 arasında bar müzisyeni olarak çalıştı. 89′da Sokak dergisinde gazeteciliğe başladı. Barlarda sahne almayı bıraktı ve müzik yaşamını şarkı yazarı olarak sürdürdü.

Sırasıyla Güneş Gazetesi, Panorama Dergisi ve Blue Jean dergisinde çalıştı. Halen Blue Jean’in Yayın Yönetmenliği görevini ve Hürriyet Keyif ekindeki müzik yazılarını sürdürüyor.

1991 yılından beri Özden Özmakinacı ile evli. Sekiz yaşında, Öykü adında bir kızları var.

Kutlu, ileride Yüksek Sadakat’e dönüşecek oluşumun ilk adımlarını, 90′ların ilk yarısında, yakın çevresindeki müzisyen arkadaşları ile başlattı. Bu dönemdeki en önemli birliktelikleri, 80′lerin başında tek bir albüm yaparak dağılan Türk rock’unun unutulmaz grubu Aqua’dan Murat Tunalı ve Cem Berksoy ile ayrı ayrı yaptığı çalışmalardır. Bu çabalar zaman içinde evrilerek 1997 yılında Filinta adını alan ve Yüksek Sadakat’in temeli sayılabilecek gruba dönüştüler. “97-2000 yılları arasındaki üç yıllık kesitte Filinta”da her pozisyonda pek çok müzisyen görev aldı. En önemlileri vokalde Kerem Arsal, basta Öykü Gülata, gitarda Bülent Şenkul, davulda Bülent Akbay, Alişan Topaloğlu, Deniz Alemdar ve klavyede ise Uğur Onatkut’tur. Filinta, elemanların yaşam ritimlerindeki senkron problemleri yüzünden 2000 yılında fiilen dağıldı. Özmakinacı, aynı dönemde kendisi gibi veteran bir gitarist olan Mutlu Çağlayan’la tanıştı ve ikili birlikte çalışma kararı aldılar. 2001-2003 arasına yayılan yoğun provalar, Yüksek Sadakat müziğinin temellerini ortaya çıkardı ve aynı dönemde başka projelere yoğunlaşan Uğur Onatkut ve Deniz Alemdar’ın gruba dönmesini sağladı. Bu dönemde kısa aralıklarla grubun vokalinde Suitcase’den Deniz Özberk ve Mavi Sakal’dan Genç Osman Yavaş yer aldı.

2003 yılında Kutlu, ani bir kararla elektro gitarı bıraktı ve bas gitar çalmaya başladı. O günden beri elektro gitarı hemen hemen hiç eline almadı. 2004 Mart’ında Cemil Demirbakan’ın gruba katılımıyla, Yüksek Sadakat son kadrosuna bir adım daha yaklaştı. Aynı yılın Ağustos ayında Mutlu Çağlayan iş nedeniyle Rusya’ya yerleşti. Bir ay sonra yerine Serkan Özgen geldi ve grup şu anki kadrosuna kavuştu. Üç ay sonra, Aralık 2004′te DMC ile kendi adlarını taşıyacak olan ilk albümleri için anlaşma imzaladılar.

Kutlu Özmakinacı Yüksek Sadakat ve ailesine ayırdığı zamanın dışında kalan vakitlerini okuyarak ve spor yaparak geçirmeyi seviyor. Felsefe, savaş tarihi, antik çağ, kozmoloji, biyoloji, resimli romanlar ve bilim kurgu en sevdiği okuma başlıkları. Hayali, bir gün Türk rock’unun dünya rock sahnesi içinde bir ekol olarak görmek ve ait olduğu kültürün yükselişine şahit olmak. Hala yapamadığı çok şey olduğuna inanıyor ve bunun için hayıflanıyor.

Uğur Onatkut (Klavye): Müzisyen bir ailenin çocuğu olması nedeni ile müzikle henüz doğmadan tanışan Uğur Onatkut beş yaşında davul çalmaya başladı. Yedi yaşındayken Fatoş Cümbüş ile başladığı piyano eğitimini; 1997 - 2003 yılları arasında M.S.Ü. Güzel Sanatlar Akademisi Piyano Ana Sanatdalı Öğretim görevlisi ve aynı zamanda halen İstanbul Devlet Opera ve Balesi repetitörü Levon Eroyan ile sürdürdü.

Okul yıllarında Hürriyet ve Milliyet gazetelerinin düzenlediği liseler arası müzik yarışmalarında okul orkestrasıyla birincilikler kazandı. Liseden mezun olduktan sonra profesyonel müzik hayatına Doruk Müzik Yapım’da tonmaysterlik ve aranjörlük yaparak başladı. Halen bu stüdyo ve şirketin işletmesini de yürüten müzisyen, Kutlu Özmakinacı ile ilk müzik çalışmalarına 1999 yılında başladı. 2000 yılından beri Grup Rapsodi ile özel gecelerde sahne alan Onatkut, 2002 yılında Roxy Müzik Günleri’nde Deniz Alemdar ile beraber kurduğu Playground grubu ile birinci oldu. 2003 yılında Kanal D’de yayınlanan “Unutma Beni” ve “Kampüzistan” isimli diziler için kayıt ve tonmayster’lik de yapan Onatkut, geçen sene TRT için Ömer Seyfettin’in hikayelerinin dizi müziği kaydı ve tonmaysterliğini üstlendi. 2004 yılından beri Yüksek Sadakat grubu ile çalışmalarını sürdüren Onatkut piyano, gitar, bas gitar ve davul çalıyor.

En çok Bob James, Fourplay, Dream Theater ve dinlemeyi seven Uğur, onların müziğe bakış açıları ve tınılarını kendine daha yakın hissediyor. O’nun için, en sade yazılmış ve herşeyi yerli yerinde olması gereken müzik en iyi müzik. Buna inandığı için şu an YTÜ San. Tas. Fak. Duysal Tasarım Bölümünde Kompozisyon okuyor. Amacı, babası Doruk Onatkut kadar saygı duyulan ve sadece Türkiye sınırları içinden değil, dünyada da sayılı iyi müzisyenlerle birklikte adının anılması.

Kendisini en özgür hissettiği yer olan stüdyosu O’nun için herşeyden daha önemli. En keyif aldığı şey, hayatta en uğurlu saydığı ve önem verdiği Triton’uyla zaman geçirip üzerinde yeni yeni sesler, efektler keşfedip onları kullanmaya çalışmak. Dışarıdan yapması istenen projeleri bitirmeye çalıştığı zamanlar haricinde kendisiyle kalıp, bu anları sessiz geçirmeye özen gösteren Uğur, eğer evdeyse Cnbc-E de ne kadar dizi film varsa onları seyreder. Ama o gün FB maçı varsa muhakkak onu seyreder, o ayrı…

Alpay Şalt (Davul): 25 Ekim 1968 İstanbul doğumlu. Orta ve lise öğrenimini İstanbul Erkek Lisesi’nde tamamladıktan sonra, MSÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’nde yüksek öğrenim gördü. 7 kez kişisel sergi açtı.

Müzik ile lise yıllarında dahil olduğu Seth grubuyla tanıştı. Seth’in besteleri 2 toplama albümde yer aldı. 1989 yılında Türkiye’nin ilk Türkçe hard rock albümü ‘Babaanne’yi çıkartmış olan Whisky grubuna girdi. Aynı yıl Sokak Dergisi’nde vinyet çizeri olarak çalıştı. 1992 yılında Türkiye’nin ilk vurmalı çalgılar ve davul mağazası ‘Whisky Drum Shop’u açtı. 1993, 1997 ve 1999 yıllarında Whisky ile 3 albümde yer aldı.

1998 yılında, yılın rock davulcusu seçildi. Daha çok hard rock ve heavy metal tarzlarında müzik yapan birçok bar grubunun yanısıra Kronik ve Objektif gibi Türkçe Rock’ın önemli gruplarına eşlik etti. Sibel Tüzün ve Erkin Kray’ın birer albümünde davul kayıtlarında ve canlı performanslarında yer aldı.

1988 - 2006 yılları arasında dünya müzikleri icra eden Rapsodi grubu ile 8 yıl, Türk hafif müziğinin önemli icracısı Alpay ile 4 yıl sahne çalışmaları yaptı. 2004 yılında ‘Tao Film Müzik’ adlı yapım şirketini kurdu.

2005 ve 2006 yıllarında Cem Köksal ile Coca Cola Soundwave turnelerine katıldı. 2006 yılındaki Coca Cola Soundwave turnesinde Cem Köksal ekibine Rainbow, Deep Purple gibi efsane gruplarda solistlik yapmış Joe Lynn Turner’ın katılması hatırasına hazırlanan ‘LIVE!!!’ DVD ve CD’ sinde yer aldı.

Alpay Şalt ayrıca Cem Köksal, Gür Akad Band ve usta yorumcu Alpay’ın sahne çalışmalarına da eşlik etmektedir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Müzik tarihinin en iyi albümleri

60′lardan günümüze Türk pop müziği sahnesinden kimler geldi, kimler geçti?

Öyle albümler yapıldı ki, aradan yıllar geçse de dillerden hiç düşmedi… Biz de Türk pop müziği uzmanlarına favori pop albümlerini sorduk.

Kadın - Şebnem Ferah (1995): Rock müziğin başarılı ismi Şebnem Ferah’ın ilk solo albümü Kadın için Mehmet Tez, “Rock ruhu ile pop ruhunun 90′lardaki en anlamlı buluşması” diyor ve ekliyor, “İçindeki şarkıların yarısı hâlâ herkesin dilindedir.”

Büyük Düşler - Mor ve Ötesi (2006): Alternatif Rock Grubu Mor ve Ötesi’nin 2 yıl önce çıkardığı beşinci albümü Büyük Düşler, klasikler arasında yer alacak gibi görünüyor. Naim Dilmener: “Gül Kendine ve Dünya Yalan Söylüyor’dan sonra ne yapabilirler ki? diye düşünüyorduk ama yaptılar işte; ‘Büyük Düşler’ gördüler. Bu mahşerin dört atlısına her zaman kulak vermemiz gerek; bana göre her öğünden önce ve sonra günde altı kere.”

Belki Alışman Lazım - Duman (2002): Kırmış Kalbini, Masal gibi unutulmaz şarkıların yer aldığı Belki Alışman Lazım, Duman’ın en hızlı çıkış yaptığı albümlerden biri oldu. Sezen Aksu’nun Herşeyi Yak adlı şarkısı, farklı yorumuyla ilgi gördü. Jürimiz Derya Bengi bu albümün hem ‘70′ler, hem 2000′ler, hem rock’n roll, hem Ortadoğu’yu içinde taşıdığını söylüyor ve şu yorumda bulunuyor: “Arada kalmış bir kuşağın dürüst, saf çığlığı…”

Git - Sezen Aksu (1986): Arzu Çağlan: “Onno Tunç’ un müzikal dehası ve Sezen Aksu’nun yorumculuğunun en zirvede olduğu bir albüm. Sezen Aksu albümleri içinden en iyiyi seçmek çok zor ama en öncü albümü bu bence.”

Ele Güne Karşı Yapayalnız - Mazhar Fuat Özkan (1984): 80′lerin dillerden düşmeyen parçalarından Ele Güne Karşı Yapayalnız, Mazhar Fuat Özkan’ın 1984′de çıkardıkları albüme de adını vermişti. Derya Bengi bu albüm için, MFÖ’lü yılların ‘best-of’u,” tanımlamasını getirirken, Mehmet Tez, Ele Güne Karşı Yapayalnız albümünün o güne kadar Türkiye’de dinlenen her şeyden farklı olduğu görüşünde. Murat Meriç bu albümün Türkçe sözlü rock tartışmalarına konulmuş son nokta olduğunu belirtiyor: “Bu albüm bugün rock yapan pek çok topluluğun önünü açtı.” İzzet Öz, Serkan Seymen ve Tolga Akyıldız da best of listelerinde MFÖ’nün Ele Güne Karşı’sını başa yerleştirdi.

Benimle Oynar mısın? - Bülent Ortaçgil (1974): Bülent Ortaçgil’in 1974′te yaptığı Benimle Oynar mısın? Jürimizden beş oy aldı. Derya Bengi albümle ilgili olarak; “Türkiye’de şarkı yazarlığının doruğu. Aradan kaç 30 yıl geçse de gene bugünü anlatmaya devam edecek,” derken, Murat Meriç, bu albümün memleket müzik tarihinin ‘kendine has’ ilk albümü olduğu görüşünde: “Bir yandan alabildiğine naif, diğer yandan bugün bile aşılamamış müzikalitesiyle inanılmaz karışık.” Serkan Seymen ise bu çalışmayla ilgili şunu söylüyor: “Kapak tasarımından, içerdiği müziğe değeri yıllar sonra anlaşılan, ama bir daha hiç unutulmayacak bir elmas… ‘Şarkı yazarlığı nedir?’ başlıklı bir ders kitabı…” Benimle Oynar mısın? İzzet Öz ve Tolga Akyıldız’ın da favorileri arasında yer alıyor.

Med Cezir - Levent Yüksel (1993): Levent Yüksel’in 1993′te yaptığı Med Cezir’de birçok parça hit olmuştu. Arzu Çağlan; İlk albümü olmasına rağmen kalitesi adından belli. Bir daha kimsenin giremediği derin müzikal sularda dolaşan bir albüm” diyor ve albümün unutulmaz parçalarını şöyle sıralıyor: “Yeter ki Onursuz Olmasın Aşk, Tuana, Med Cezir, Kadınım… Say say bitmez. Gitar ve Türkçe pop bu kadar iyi birbirini bulabilir mi? Ne Tuana ne Med Cezir. Bu şarkılardan daha iyisini hâlâ Levent Yüksel bile yapamadı.” Mehmet Tez de favori albümlerinden biri olan Med Cezir ile ilgili şunları söylüyor: “Levent Yüksel’in yanık sesi, harika bas nağmeleri, Erdem Sökmen’in flamenko gitarı ve harika bir alaturkalık.”

Aacayipsin - Tarkan (1995): Kış Güneşi, Unutmamalı, Gitme, Gül Döktüm Yollarına, Dön Bebeğim gibi bütün parçalarıyla hit olmuş bir Tarkan albümü Aacayipsin. Hem hareketli hem de romantik şarkıların yer aldığı albüm, her anlamda dolu dolu olmasıyla dikkat çekiyor. Mehmet Tez, 1995 yılında çıkan bu albümün Türkiye’nin ihtiyacı olan starın doğuş albümü olduğunu söylüyor: “Tarkan, sonraları çok başarılı şarkılar yapmış olsa da albüm olarak daha iyisini yapamadı.” Tolga Akyıldız da Tarkan’ın Aacayipsin albümünün Türk pop tarihindeki en başarılı albümlerden biri olduğu görüşünde.

Demir Leblebi - Nazan Öncel (1999): 1999 yılında aykırı şarkı sözleriyle bir anda dikkatleri üzerine çeken Demir Leblebi’deki şarkılar yasaklanınca albüm dinleyicisi tarafından kült mertebesine taşındı. Jüri üyelerimizden Derya Bengi Nazan Öncel’in Demir Leblebi’sindeki iddialı şarkıların Türkçenin en lezzetli ve gözükara şarkıları olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bir benzeri gelmedi, kıymeti her geçen yıl daha da artıyor.”

Zaman zaman - Fikret Kızılok (1983): Türk pop müzik tarihinin en unutulmaz albümlerinden Zaman Zaman Fikret Kızılok’un aşk şarkılarını sıraladığı bir albüm. Jüri üyemiz Serkan Seymen bu albümle ilgili şunları söylüyor: “70′lerin Anadolu folk yıldızının 80′lerdeki geri dönüşü. Tabla, ud, yaylılar ve akustik gitarla ince işçilikli bir sadelik, güzel bir kapak tasarımı ve Türkçe popüler müziğin yüz aklarından biri…”

Elbette - Candan Erçetin (2000): Arzu Çağlan bu albümün süprizlerle dolu olduğunu söylüyor: “Candan Erçetin çok iyi söyler, şarkıları özgündür. Dinledikçe hayran kalırsınız. Arada Bir veya Söz Vermiştin gibi damar şarkılar da vardır. Elbette gibi bir mega hit veya Dayan gibi hafiften clubber sound’lu bir şarkı da. Erçetin bu tarzı ile Türk pop müziğini küçümseyen öyle çok züppeyi susturmuştur ki o nedenle bunu seçtim.”

2023 - Barış Manço (1975): Barış Manço’nun 1975 yılında yaptığı 2023, Cumhuriyet’in 100. yılı düşünülerek hazırlanmış bir albüm. İzzet Öz, Barış Manço’nun bu albümünün müzikal yoğunluğunun çok başarılı olduğunu söylüyor.

Süperstar3 - Ajda Pekkan (1983): Jüri üyemiz Hakan Eren, bu albümün Türk popunun en iyi ve her şeyi ile en dolu albümü olduğu görüşünde: “Şarkıların hepsinin cover olması bile albümün güzelliğini gölgelemiyor.”

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Şarkı Sozleri | Sitemap
domain